psikolojik.gen.tr
Psikolojik

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar









Kekemelik

Kekemelik, bireylerde konuşmanın akıcı olması ve ritmiyle alakalı bir iletişim bozukluğudur. Akıcı bir konuşmada zamanlama ve ritim çok önemlidir. Akıcı bir konuşmada vurgulama, hız ve doğru yerde duraklamalar farklı bile olsa, kelimeler ve sözcük grupları kendiliğinden akmalıdır. Akıcılıkta uygunsuz duraklamalar, bozukluklar, tekrarlar ve diğer sorunlar konuşmanın doğallığını etkiler. Hecelerde, seslerde ve kelimelerde yapılan uzatmalar, tekrarlar ya da duraksamalar sonucunda konuşmanın akıcılığının bozulmasına yani kekemeliğin yaşanmasına sebep olur. Bu durumda konuşmacının ne söylediği değil, nasıl konuştuğu dikkat çekici hale gelir. Konuşmayı yapan kişinin bunu fark etmesinden sonra, kekemeliğe korku ve endişe duyguları eşlik etmeye başlar. Bazı hallerde belirgin bir şekilde yüz ve vücut hareketleri konuşmaya eşlik edebilir.

Kekemelik türleri nelerdir?

  • Anormal şekilde seslerin, hecelerin, kelimelerin ve cümlelerin tekrar edilmesi (ha-ha-hayır, pe-pe-peki, ben-ben-ben de geleceğim gibi)
  • Kelimelerin bitirilmeden kesilmesi
  • Kararsız bir konuşma ve düzensiz solunuma bağlı olarak, anormal vurgulamaların yaşanması
  • Seslerde anormal uzatmalar yapılması (ç ç ç çiçek, d d d dolap gibi)
  • Belli bir sesi çıkartamamak ve konuşmada gerginliğin atılamaması, nefesin engellenmesi ve tıkanmasıyla sonuçlanır. Konuşmayı sürdürebilmek için yapılan mücadele açıkça görülebilir. Bu esnada yüzde gerilim, başın ani hareketleri, kaş, göz oynatma, vücutta istenmeyen hareketler gözlenir.
  • Konuşmanın zorlaşmasıyla, fazladan sesler ve kelimeler konuşmaya eşlik edebilir. (ya, şey, aman gibi)
  • Konuşma sırasında bazı kelimeler konuşmaya uygun olmayacak şekilde söylenebilir. Kekemelik yaşayan kişiler hangi seslerin ve kelimelerin kendileri için sorun yaşadığını bilir ve bunlardan kaçınmaya çalışırlar. Bu durumda bazen konuşmamayı tercih edebilirler.

Kekemeliğin sebebi nedir?

Bu sorunun sebepleri hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Uzmanlar bu sorunu yapısal bir bozukluk, sonradan öğrenilmiş bir davranış, çevresel etkenlerden oluşan bir sorun, direniş belirtisi gibi sebeplere bağlamaktadır. Kalıtsal olarak yaşandığı yolunda çalışmalar yapılmaktadır. Ancak henüz kesin olarak bir sebebe bağlanmış bir rahatsızlık olarak tespit edilememiştir.

Kekemelik hangi yaşlarda ve cinsiyette etkili olur?

Bu sorun daha çok dil gelişiminin erken döneminde yani 2-6 yaş arasında çıkmaktadır. Fakat okul döneminde ya da yetişkinlik döneminde ortaya çıktığı da gözlenmiştir. Ayrıca erkek çocuklarda kız çocuklarına göre daha yaygın ve şiddetli olarak yaşanan bir sorundur

Kekemelik

Aynı zamanda sürekliliği de daha fazladır.

Kekemelik süreklilik arz eder mi?

Çocukların çoğu dil gelişimi döneminde normal kabul edilen bir kekemelik dönemi yaşar. Çocuklar bazı hallerde kekemelik durumundan, kekeme olmadan dönebilirler. 2-6 yaşlarındaki çocuklarda düşünme hızı, kelime çıkarabilme hızından daha fazla olur. Bu sebeple çocuklarda geçici olarak kekemelik yaşanabilir. Dil öğrenme sürecinde geçici olarak kekemelik yaşanması doğal olarak kabul edilir. Kekeme olan kişilerin konuşmaları bazı zamanlarda akıcı ve düzgün olabilir. Bu daha çok iletişim kaygısının yaşanmadığı ortamlarda, oyun oynarken, şarkı söylerken gibi zamanlarda izlenebilir.

Kekemeliğin tedavisinde neler yapılabilir?

Öncelikle kekemelik belirtilerini ortadan kaldırmak gerekir. Ancak bunun yanında kekeme olan kişinin kendisine, çevresine, konuşmasına olan tutumunun değiştirilmesi gerekir. Yani yapamam pozisyonundan, yapabilirim durumuna geçmeleri gerekir. Yapılan çalışmalarda ruhsal sağaltıma önem vermek gerekir. Bu uzmanlık isteyen bir durumdur. Bu nedenle işbirliğiyle hastalara bir tedavi programı uygulanmalıdır. Bunun için yapılabilecekler ise;

  • Kekemeliği tanıtma: Bu süreçte kişiler kekeme olmasını bilmesine rağmen, kekemeliğin niteliğini bilmez. Kişinin ayna karşısında konuşması ve bunun kaydedilmesi gerekir. Kişi bunu daha sonra dinlediğinde, sorunu daha iyi görebilir. Burada ağız, çene ve dudak yapısını inceler ve kekelemeden konuşan kişilerle arasında bir fark olmadığını görebilir. Bu sorunun yapısal bir nedenden kaynaklanmadığını kişiye anlatabilir.
  • Kendini tanıma ve anlamasına yardımcı olma: Kişinin konuşmasının dışında farklı özellikleri vardır. Fakat kişiler kekemeliğe odaklandığından, bu özelliklerini göremez. Bu yüzden kişinin kendini tanımasına yardımcı olunmalıdır. Kişi kendi özelliklerinin farkına varmalıdır.   
  • Başkalarını tanıma ve anlamada yardımcı olma: Kekemelik sadece kişinin iç benliğinde çatışma yaratmakla kalmaz, başkalarıyla ilişkilerini etkiler. Başkalarını tanıyamadıklarından ötürü, kekeme olanlar onları sadece kendiyle alay eden, hor gören biri gibi görür. Eğer başkalarıyla ilişki kurmak için istek duyarsa, kekemeliği ikinci plana atabilir.
  • Konuşma etkinliklerine katılımının sağlanması: Konuşmayı belli bir süre erteleyerek, konuşmayarak kekemelik gizlenebilir. Ancak kekemeliğin yenilmesi için bu yeterli değildir. Bu yüzden kekeme kişi konuşmaya yönlendirilmeli, konuşma etkinliklerine katılması sağlanmalıdır.  

Yayınlanma Tarihi : 29.05.2014 14:47:24

Kekemelik Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Kekemelik"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu, yaşayan kişilerde, ilişkilerde, kimlik duygusunda, duygularında yaygın ve devamlı bir dengesizlik görülür. Rahatsızlık sınırda kişilik bozukluğu da denilmektedir. Bu rahatsızlığı taşıyan kişiler toplu...

Borderline

Borderline, bir tür kişilik bozukluğudur. Kişinin duygularında, diğer insanlarla ilişkilerinde, davranışlarında ortaya çıkan dengesizlik ve aşırı kaybetme duygusuyla karakterize olmuştur. Borderline kişilik bozukluğu genellikle ço...

Milliyetçilik

Milliyetçilik, bir milletin dil, tarih ve kültür bağlarını oluşturan, yaşama ve ilerleme amacının toplum ve insanlığın gelişmesini katkıda bulunan bir görüştür. Milliyetçilik kavramı, 19. yüzyılda başlamış ve 20. yüzyılda dünya üz...

Ruhsal Gelişim

Ruhsal Gelişim, soyut bir kavram olduğundan dolayı herkes için farklı bir şekilde algılanabilir. Bundan dolayı öncelikle kavramları tek tek açıklamakta fayda vardır. Gelişim kavramı belli evrelerden geçerek iyiye doğru yol alma...

Farkofobi

Farkofobi günümüzde birçok insanda oldukça fazla görülen nadir fobiler arasındadır kelime anlamı olarak farkofobi’yi açıklamamız gerekirse özel hastanelere fark ödeme korkusu. Birçok kişi bilincinde bile değilken farkofobi oldu...

Çocuk Sevgisi

Çocuk Sevgisi, o kadar güzel bir duygu ki anlatamam. Çocuklar Allah'ın bize bir lütfu ve hediyesidir. Bende çocukları çok seviyorum. Bu konuda yalan söyleyemem. Benim de iki çocuğum var. Her gün Allah'a şükür ediyorum. Onların bir...

Çocuğun Ruhsal Gelişimi

Çocuğun Ruhsal Gelişimi, Güvenlik ve sağlık, çocuk ruhsal gelişiminde önem arz eden konulardır. Aileler çocuklarının kendini iyi hissetmeleri için bu iki konuya önem vermeleri gerekir. Ebeveynler farklı beklentiler ile çocuk sahib...

Epilepsi

Epilepsi, günümüzde sık görülebilen bir beyin hastalığı olan epilepsi diğer isimle sara olarak halk arasında bilinir. Beyin içinde bulunan sinir hücrelerinin daralması sonucu ortaya çıkan nöroloji hastalığıdır. Beynin normalde çal...

Ruhsal Astroloji

Ruhsal Astroloji, Astroloji uzayda bulunan gezegen, yıldız, yıldız grupları ve bulutsuların birbirleri ile yaptıkları açıların ülkeler ve insanlar üzerinde ki etkilerini araştıran, gelecekte olması muhtemel olaylar hakkında tahmin...

Konsantrasyon

Konsantrasyon, Konsantrasyon anlamının çeşitli alanlarda çeşitli terimler olarak kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi kimya da kullanılan terimi olarak konsantrasyondur. Konsantrasyonun ikinci terimi ise ruh bilim terimidir buda...













Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

Psikolojik, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Kasım - 2017