psikolojik.gen.tr
Psikolojik

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar









Yeme Bozukluğu

Yeme bozukluğu, günümüzde özellikle kadınları etkisi altına alan bir sorundur. Öncesinde üst orta sınıfı etkilemesine rağmen, artık daha geniş bir kesimi etkisi altına almaktadır. Zayıflık güzelliğin bir parçası olarak algılandığından, yeme alışkanlıkları değişime uğramıştır. Yeme alışkanlıkları diyetle bağlantılı olarak değişmiştir. İdeal vücut ölçülerine kavuşma arzusu diyet yapan kişilerde artışa neden olmuştur.

Yeme bozukluğu türleri nelerdir?

Anoreksiya nervosa

  • Kişi kendini yaş ve boy olarak normal sayılan en az kiloyu ya da bunun üzerindeki kiloyu kendine uygun görmez veya kabul etmez.
  • Kişinin yaşı ve boyu dikkate alındığında daha düşük bir kilosu olmasına rağmen kilo almaktan ya da şişmanlamaktan korkarlar.
  • Kişi kilosunu veya vücut şeklini farklı olarak algılayabilir. Kendini değerlendirirken, olduğundan daha iri ve kilolu olarak düşünür.

Bu rahatsızlıkta kişiler çok fazla miktarda yemek yiyerek, ardından kusma gibi eylemlerle yediklerini çıkarmaya yeltenirler.

Bulimia nervosa

Bu yeme bozukluğu patlayıncaya kadar yemek yeme nöbetlerinin yaşandığı rahatsızlıktır. Bu bozuklukta görülen belirtiler ise;

  • Kişi belli sürede pek çok kişinin yiyeceği besin miktarının daha fazlasını yer.
  • Kişi yemek yerken kontrolünü kaybettiğini düşünür. Kilo almamak için kusma, dışkılamayı arttıran ilaç kullanımı, idrar söktürücü kullanma, zayıflama ilaçları gibi değişik yollara başvurur. Yemek yememek için kendine baskılayıcı tutumlar, ağır fiziksel aktiviteler, kompanse edici davranışlara girer.

Bulimia nervosa teşhisini koyabilmek için, kişinin tıkınırca yemesi ve uygun olmayan telafi davranışlarının en az 3 ay süreyle haftada 2 defa tekrarlaması gerekir. Bu rahatsızlık 2 şekilde yaşanır. İlkinde düzenli kusma, ilaçlar, idrar söktürücüler kullanılmakta, ikincide ise yemek yememe veya fazla miktarda fiziksel aktivite ve egzersizler ile kalorilerin telafi edilmesi davranışları görülür.

Yeme bozukluğunun sonuçları nelerdir?

Anoreksiya ölümle neticelenen ciddi bir sorun olmasına rağmen, Bulimia hastaları kilolarını normal seviyede tutarlarsa bu riski daha az taşırlar. Bulimia hastalarında ilaçlara bağlı şişkinlik, diş sorunları, su tutulma ve ödemler görülür. Aşırı kusmayla birlikte sıvı ve elektrolit kaybı, mide sorunları, halsizlik, aşırı kusmadan fıtıklaşma, yara ve rektumda incelme görülür.

Yeme Bozukluğu

Anoreksiya durumunda kalp hastalıkları, kolesterol yükselmesi, tansiyon düşüklüğü gibi daha ciddi sorunlar yaşanır. Stres hormonlarındaki artış, tiroit hormonu bozuklukları, östrojen hormonu azalması, osteoporoz, kısırlık gibi etkiler yapar. Gebelerde düşük riski, bebeklerde gelişim geriliği görülebilir. Anoreksiya uzun süre devam ederse beyin ve sinir sisteminde kalıcı hasarlar yapabilir.

Yeme bozukluğu daha çok kimlerde görülür?

Kadınlar erkeklere göre yeme bozukluğuna daha fazla yakalanır. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık olarak % 30 oranındadır. Kadınlarda fazla görülme nedeni ergenlik döneminde görülen bedensel değişimlerdir. Bu süreçte vücutta yağ oranı artmakta, kalçalar genişlemekte, göğüsler belirginleşmektedir. Kadınlar bu dönemde kilo alırlar. Bu durum onları toplumdaki ideal ölçülerden uzaklaştırabilir. Araştırmalar diyet yapmanın ergenlik dönemlerinde çıktığını ve yeme bozukluğunun bu dönemde belirgin hale geldiğini göstermektedir. Kadınlarda herkesten zayıf olma baskısı, erkekler ise herkesten daha kaslı olma baskısı almaktadır. Bu nedenlerde yeme bozukluğunun yaşanmasını kaçınılmaz yapmaktadır.

Yeme bozukluğu ile aile ve kişilik bağlantısı nedir?

Kişiler aile yapıları gereği yeterince serbestlik görmediklerinde, ailede yeterince keyif alamadıklarında, ilişkilerinde doyum sağlayamadıklarında yeme bozukluğuna yakalanmaya meyilli hale gelirler. Yeme bozukluğu olan çocukların ailelerinde başarı beklentisi daha fazladır. Rahatsızlığı yaşayan kişilerin ailelerinde şişmanlık, alkolizm ve yeme bozukluğu sorunları daha fazla yaşanır. Ailede diyet yapma alışkanlığı olduğundan, özellikle kız çocukları diyet konusunda hassas olur. Bunun dışında bazı kişilik yapıları yeme bozukluğuna daha yatkındır. Özellikle kendi hayatı üzerinde kontrol sahibi olmayanlar, kendi bedenini ve kilosunu kontrol etmeye başlarlar. Önceleri bundan memnun olsalar da, sonradan bunu amaç haline getirirler. Bazı durumlarda kişiler kendine kimlik olarak zayıflığı seçer. Bunu sağlamak için kilo vermeye odaklanırlar.

Yeme bozukluğu nasıl tedavi edilir?

Uygulanan psikoterapi yöntemlerinde kişinin duygularını uygun bir şekilde ifade etmesi, yeme davranışı üzerine yanlış düşüncelerin değiştirilmesi, bedenine ait olumsuz algıların düzeltilmesi, özgüvenin sağlanması, başkalarıyla olan sorunların belirlenerek, çözümü için bir yaklaşım oluşturulması sağlanır. 

Yayınlanma Tarihi : 29.05.2014 14:44:33

Yeme Bozukluğu Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Yeme Bozukluğu"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu, yaşayan kişilerde, ilişkilerde, kimlik duygusunda, duygularında yaygın ve devamlı bir dengesizlik görülür. Rahatsızlık sınırda kişilik bozukluğu da denilmektedir. Bu rahatsızlığı taşıyan kişiler toplu...

Borderline

Borderline, bir tür kişilik bozukluğudur. Kişinin duygularında, diğer insanlarla ilişkilerinde, davranışlarında ortaya çıkan dengesizlik ve aşırı kaybetme duygusuyla karakterize olmuştur. Borderline kişilik bozukluğu genellikle ço...

Milliyetçilik

Milliyetçilik, bir milletin dil, tarih ve kültür bağlarını oluşturan, yaşama ve ilerleme amacının toplum ve insanlığın gelişmesini katkıda bulunan bir görüştür. Milliyetçilik kavramı, 19. yüzyılda başlamış ve 20. yüzyılda dünya üz...

Ruhsal Gelişim

Ruhsal Gelişim, soyut bir kavram olduğundan dolayı herkes için farklı bir şekilde algılanabilir. Bundan dolayı öncelikle kavramları tek tek açıklamakta fayda vardır. Gelişim kavramı belli evrelerden geçerek iyiye doğru yol alma...

Çocuk Sevgisi

Çocuk Sevgisi, o kadar güzel bir duygu ki anlatamam. Çocuklar Allah'ın bize bir lütfu ve hediyesidir. Bende çocukları çok seviyorum. Bu konuda yalan söyleyemem. Benim de iki çocuğum var. Her gün Allah'a şükür ediyorum. Onların bir...

Farkofobi

Farkofobi günümüzde birçok insanda oldukça fazla görülen nadir fobiler arasındadır kelime anlamı olarak farkofobi’yi açıklamamız gerekirse özel hastanelere fark ödeme korkusu. Birçok kişi bilincinde bile değilken farkofobi oldu...

Ruhsal Astroloji

Ruhsal Astroloji, Astroloji uzayda bulunan gezegen, yıldız, yıldız grupları ve bulutsuların birbirleri ile yaptıkları açıların ülkeler ve insanlar üzerinde ki etkilerini araştıran, gelecekte olması muhtemel olaylar hakkında tahmin...

Mutluluk

Mutluluk, niye ve ama demeden yaşadığımız sevinçlerle yüreğinizi doldurmaktır. Gül renginde, gül kokusunda bir hayat yaşamaya ant içmek, gündelik yaşamın verdiği sıkıntılara takılmamaktır. Herkes mutluluğu kendi lügatine göre ta...

Çocuğun Ruhsal Gelişimi

Çocuğun Ruhsal Gelişimi, Güvenlik ve sağlık, çocuk ruhsal gelişiminde önem arz eden konulardır. Aileler çocuklarının kendini iyi hissetmeleri için bu iki konuya önem vermeleri gerekir. Ebeveynler farklı beklentiler ile çocuk sahib...

Ruhsal Hastalıklar

Ruhsal hastalıklar, duygu ve düşüncelerin dışarıya belli edemeyenlerin belirli bir zaman sonra kendi sorunlarını kafalarına ve içlerine hapsederek kendi içlerinde büyütürler. Bireyin evinde, sosyal hayatında, maddi manevi sorunlar...













Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

Psikolojik, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Kasım - 2017